Menu

Skip to Content

About:

Recent Posts by Dr. Özgür Koldaş

Dudak Dolgusu Nedir?

Dudak Dolgusu Nedir?

Yüzdeki en önemli detaylardan biri olan dudaklar, dikkat çekmek için en önemli unsurlardan biridir. Daha dolgun ve daha bakımlı dudaklar, kadınlar için ilk sırada yer almaktadır. Dudak dolgusu da tıpkı Ankara botoks gibi dudak üzerindeki kırışıklıkları ve şekil bozukluğunu gidermek için tercih edilir. Cerrahi bir yöntem olarak görülmemekle beraber kozmetik amaçla yapılan ve sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Yaşlı bireyler tarafından tercih edildiği kadar günümüzde genç bireyler tarafından da sıklıkla tercih sebebi olmaktadır. Zaman içerisinde, dudaklar yaş almaktan dolayı da şekil olarak bozulur ve çizgilenmeler meydana gelir. Dudak dolgusu, dudaklarda oluşan bu şekil bozukluklarını gidermeye yardımcı olur.

Neden Dudak Dolgusu Yapılır?

Dudak dolgus uygulaması yapılmasının en genel nedeni, dudakta oluşan şekil bozukluklarının düzeltilmesidir. şeklinden ve dolgunluğundan memnun olmamaktır. Ayrıca, dudaklardaki şekil veya dolgunluktan memnun olmayanlar tarafından da tercih edilmektedir.

Dudak Dolgusu Nasıl Yapılır?

Dudak dolgusu işlemi, korkulduğu gibi bir işlem değildir. Dakikalar içerisinde biten bir süreçtir. Bu dolgu işlemi yapıldıktan kısa süre sonra hasta normal hayatına dönebilir. İşlem sonrasında herhangi bir komplikasyon olma riski de yok denecek kadar azdır. Gerekli kontroller yapıldığı ve önlemler alındığı sürece bu oran oldukça daha az bir düzeye ulaşır. Dudak dolgu işleminde asıl amaç kaybedilen hiyalüronikasiti geri kazandırmaktır. Hiyalüronik asit, cilt için çok önemli bir maddedir. Zaman içerisinde ve yaşlanma sürecinde bu madde vücutta azalmaktadır ve  kaybolmaktadır. Bu maddenin azalması ya da kaybolması da kırışıklık oluşumuna, şekil bozukluğuna sebep olmaktadır.

Dudak dolgusu işleminde de dudak bölgesindeki kırışıklıklar için ve diğer sorunlar için hiyalüronik asit dengesini sağlamak amaçlanır. Bu denge sağlandığı zaman aynı zamanda da dudaklara daha belirgin şekiller verilebilir. Dudak dolgusu sayesinde hem kırışıklık azaltılır hem de daha şekilli ve hacimli dudaklara sahip olunabilir.

Dudak Dolgusu Uygulaması Sonrasında Ne Kadar Sürede İyileşme Sağlanır?

Dudak dolgusu işlem süresi, kişiden kişiye değişmektedir. Ayrıca kullanılan malzemeye göre de değişim göstermektedir. Genellikle ortalama 30 dakika süre içerisinde dudak dolgusu uygulanır. Hasta aynı gün içerisinde evine gidebilir. Dudağın ihtiyacına göre, tek bir seansta da dudak tedavi edilebilir birkaç seansta da tedavi sağlanabilir.

Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Dudak dolgusu her ne kadar basit bir süreç olsa da alınması gereken önlemler bulunmaktadır. Komplikasyonların meydana gelmemesi için dikkat edilmelidir. İlk olarak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta dudak dolgusu yapacak olan doktorun ve yapılacak merkezin güvenilir olması gerekir. Bilinen ve daha önce bu işlemi tecrübe etmiş olması fayda sağlayacaktır. Diğer bir dikkat edilecek nokta, dudak hacminin doğru belirlenmesi gerekir. Olması gereken ve doğal bir görünüm için ideal dudak oranı hesaplanmalıdır. Dudak dolgusu yaptıracak kişinin sigara içmemesi gerekir. Dudak dolgusu yapmadan en az bir hafta önce sigarayı bırakması gerekir. Dudak dolgusu işlemi yapıldıktan sonra giyilen kıyafetin dudak ve çevresine çok fazla değmemesi ve tahriş etmemesi gerekir. Diğer bir ince nokta ise üst dudak ile alt dudak arasında oranın uygun bir ölçüde olmasına dikkat edilmesi gerekir. Dudak dolgusu işlemi hakkında bilgi için Dr. Özgür Koldaş ile iletişime geçebilirsiniz.

 

READ MORE

Volite

Juvaderm Volite

—Nem Aşısı—

Cilt Kalitesini Arttıran Yenilik…

Cilt zamanın etkisi ve çevresel faktörler nedeniyle nemini kaybetmeye başlar. Zamanla cilt üzerinde deformasyon oluşur. Çevresel faktörlerin etkisiyle derinin içerdiği hyaluronik asit miktarı giderek daha da azalır. Juvaderm tarafından üretilen Volite Hyaluronik asit içerikli nem aşısı ile cilt tekrar kalite kazanır. Tek uygulama ile 9 aya varan nemlenme etkisi, doku esnekliği ve renk açısından iyileşme elde edilebilmektedir. İşlem yüz, boyun, dekolte ve el üzerine uygulanabilmektedir.

Nem Aşısı son dönemde oldukça bilinmekte ve talep edilmektedir. Cilt problemleri yaşayan hastalarda yenilikçi bir tedavi seçeneği olan Volite nem aşısı kullanılarak hem kaybettikleri cilt kalitesi tekrar kazandırılmakta hem de kişilerin duygusal durumları yükseltilerek kişilerin iyi ve mutlu hissetmesi sağlanmaktadır. Çünkü cilt kalitesi sadece dış görünüm değil kişinin duygusal durumunu da etkilemektedir.

Juvaderm Volite nem aşısı cildin pürüzsüz olmasını sağlar ve ince çizgileri yok eder. Diğer yandan cildin kaybettiği nemi geri kazandırır ve cilt elastikiyetini arttırır. Yapılan klinik çalışmalar Volite nem aşısı uygulanan hastalarda tek seansta gözle görülür iyileşmeler elde edilmiştir.

Volite ürünlerinde, diğer medikal estetik uygulamalardaki enjeksiyona bağlı meydana gelen şişlik, morluk ve ağrı gibi yan etkiler oldukça iyi tolere edilmiş ve neredeyse yok denecek kadar az seviyeye getirilmiştir. Uygulama yapılan hastaların %95’i işlem sonrası günlük hayatlarına hemen dönebilmektedir.

 

Volite Nem Aşısı Nasıl Uygulanır?

Cildin mevcut durumunun değerlendirilmesinin ardından uygulama yapılacak bölgeye lokal anestezi kremi sürülür ve uyuşması için beklenir. Daha sonra 1,5-2 cm aralıklar ile deri içerisine ürün enjekte edilir. İşlem süresi yaklaşık 10-20 dakikadır.

 

Nem Aşısının Etkisini Ne Zaman Görülür?

Birkaç gün içerisinde cildin tekrar ışıldadığı, nemlendiği ve ince kırışıklıkların açılmaya başladığı görülmektedir. İşlem sonrası daha öncesinde cilt problemlerini gizlemek için yapılan kapatıcı makyaj ihtiyacının azaldığı gözlemlenmiştir.

 

Nem Aşısı Sonrası Beklentilerimiz Nelerdir?

Yapılan klinik çalışmalar tek seans yapılan Juvederm Volite Nem aşısı tedavisinin 9 aya kadar ince çizgilerde azalma, cilt nemini ve esnekliğini sağlama açısından etkin olduğunu kanıtlamıştır.

READ MORE

Tıbbi Dolgu Nedir?

Tıbbi Dolgu Nedir?

Günümüzde yapılan dolgu işlemi, dolgu için kullanılan maddelerin cildin altına ya da iç kısmına çok ince uçlu bir iğne ile enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Ankara dolgu uygulaması genel olarak yüz, el, sırt ve boyun bölgelerine uygulanmaktadır. Ankara dolgu uygulamasında kullanılan malzemelerin bazıları özel karışım yapılarak hazırlanmakta bazıları da uygulama yapılacak kişinin yağ dokusundan ya da kanındaki sıvılar alınarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda dolgu maddesi için sentetik ya da yarı sentetik maddeler de tercih edilebilmektedir. Tıbbi dolgu yapılacak kişiden alınan yağ dokusu her bölgede rahatlıkla kullanılabilmektedir. Fakat hazır dolgularda durum değişkenlik göstermektedir. Tıbbi dolgu için alanında uzman bir doktor ile sürece başlamak çok önemlidir.

 

Tıbbi Dolgu Alternatifleri Nelerdir?

Dolgu yönteminde kullanılan iki alternatif bulunmaktadır. Bunlar kalıcı dolgu ve hazır – geçici dolgudur.

Kalıcı dolgu: Kalıcı dolgu yönteminde kullanılan maddeler deri altında ömür boyu kalmakta ve vücut tarafından emilme özelliği göstermemektedir. Kalıcı dolgu işleminde dolgunun etkisi tamamen kalıcıdır. Kalıcı dolguda kullanılan maddeler deri altında ömür boyu kaldığından dolayı deri altında bulunan yumuşak doku zamanla yer değiştirdiğinden yaşanan değişime ayak uyduramaz hale gelir. Buna bağlı olarak ileri ki dönemlerde tedavisi zor bir hal alan estetik sorunlar ortaya çıkarır.

Hazır – geçici dolgu: Hazır – geçici dolgu yönteminde kullanılan maddeler derinin altına enjekte edildikten sonra zamanla vücut tarafından emilerek vermiş olduğu hacim etkisini kaybetmektedir. Hazır – geçici dolgunun vücut tarafından emilim süresi de dolgunun içinde kullanılan maddelerin molekül yapısına, vücudun enjekte edilen bölgesine ve vücuda enjekte edilen miktara göre değişkenlik göstermektedir. Hazır – geçici dolgunun genel olarak vücuttan emilerek hacimsel etkisinin yok olma süresi 6 – 12 ay arasında değişmektedir. Hazır – geçici dolguda sıklıkla kullanılan dolgu maddeleri kolajen, hyaluronik asit, poly-L laktik asit ve kalsiyum hidroksiapatittir.

Hazır – geçici dolgunun kullanıcılara sağladığı en büyük avantaj geçici özelliğinin olmasıdır. Dolgu yaptırmak istediğiniz bölgeye gerekli uygulamayı yaptırdıktan sonra beğenmediğiniz taktirde kısa sürede etkisini kaybederek yok olma özelliği vardır. Dolgu yaptırdığınız bölgede beklediğiniz sonucu elde ederseniz dolgu etkisini kaybettikten sonra kalıcı dolgu işlemine başvurabilme seçeneğiniz vardır.

 

Dolgu İşlemi Sonrası Oluşabilecekler

Dolgu yaptırmak isteyen kişilerin merak ettiği konulardan biri de dolgu işlemi sonrasında uygulama yapılan bölgede ne gibi komplikasyonlar meydana geleceğidir. Ankara dolgu işlemi eğer gerekli koşullar altında, doğru malzeme kullanımı ve uzman doktor eşliğinde yapılırsa uygulama yapılan bölgede morarma meydana gelmez. Fakat özellikle yüz ve dudak dolgusu yaptıranlarda 1-2 gün olmak kaydıyla hafif bir şişlik meydana gelebilir. Bunun dışında yüz dolgusu, dudak dolgusu ve diğer dolgu tedavilerinde herhangi bir komplikasyon meydana gelmemektedir.

READ MORE

Botoks Nedir?

Botoks Nedir?

Clostridium Botulinum adında ki bir bakterinin üretmiş olduğu zehir, modern tıp sayesinde saf hale dönüştürülerek insan sağlığı ve kozmetik açısından fayda sağlayan tıbbi proteine tıp dilinde botoks adı verilmiştir. Ankara botoks uygulaması, uzun süredir nörolojik hastalıkların ve göz hastalıklarının tedavisinde aktif olarak kullanılmaktadır.  1987 yılında tıpta yerini alan bu tedavi yöntemi yaklaşık 10 yıldır kozmetik alanında da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Botoks genel olarak kadınlar tarafından yüz bölgesinde ki kırışıklıkların cerrahi bir işleme gerek kalmadan giderilmesi noktasında çokça tercih edilmektedir. FDA tarafından 2002 yılında kozmetikte kullanılması onaylanan botoks, derin ve orta kırışıklıkların giderilmesi noktasında kozmetik bir ürün olarak kabul edilmiştir.

Botoksun Uygulama Alanları

Keşfedildiği ilk süreçte sınırlı kullanım alanına sahip olan botoksun günümüzde kullanım alanları oldukça yaygınlaşmıştır. Genel olarak Ankara botoks uygulama alanları nelerdir bahsedelim:

  • Dudak çevresinde oluşan kırışıklıklar,
  • Kaş kaldırma,
  • El, ayak, alın ve koltuk altında ki terlemeyi azaltmak,
  • Boyun bölgesinde ki kırışıklıkların yok edilmesi,
  • Yanaklarda ki sarkıkların yok edilmesi,
  • Kaz ayağı,
  • Kaşlar ve iki kaş arasında kalan bölge,
  • Migren ağrılarının tedavisi,
  • Genital bölge için uygulanan botokslar,
  • Dekolte bölgesinde oluşan kırışıklıkların yok edilmesi,
  • Ağız çevresinde ki kırışıklıkların ve çizgilerin yok edilmesi,
  • Burun kaldırma, burun botoksu,
  • Göz altı ve göz çevresi için uygulanan botoks,
  • Mimik çizgilerinin bulunduğu bütün alanlar,
  • Kaş kaldırma,
  • Yüze yerleşmiş kötü ifadenin yok edilmesi,
  • Şaşılık tedavisi

Botoks Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Botoks uygulamasının çoğu kişi tarafından tercih edilmesinde ki en büyük etken çok basit, cerrahi bir işlem gerektirmeyen ve ağrısız olmasıdır. Botoks uygulaması ofis koşullarında yapılabilmektedir. Ortalama 5- 10 dakika sürmektedir. Uygulama yapılacak olan bölgeye krem sürülerek ya da buz uygulaması yapılarak iğnenin neden olacağı ağrı azaltılabilir. Botoks uygulaması için çok ince uçlu bir iğneler kullanılmaktadır. İğne ile botoks uygulanacak olan bölgeye enjekte edilmektedir. Operasyon sonrası günlük işlerinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Botoks Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tıbbi botoks uygulamasında cerrahi bir işlem gerektirmeyen ya da kesi olmadığı için iyileşme süresi daha kısa süren bir uygulamadır. Ankara botoks uygulaması gerçekleştirildikten sonra uygulama yapılan bölgeye soğuk kompres yapılarak oluşacak kızarıklık, şişlik ya da morarma minimum seviyeye indirilebilir. Uygulama yapıldıktan en az iki gün sırt üstü yatmamaya dikkat edilmesi gerekmektedir. Tıbbi botoks uygulamasından sonra en az 8- 10 saat ılık suyla duş alınabilir. Uygulama yapılan bölgede geçmeyen bir ağrı varsa mutlaka doktora danışarak ağrı kesici kullanılabilir.

READ MORE

Botoks Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Botoks Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Modern tıbbın bize sunduğu alternatiflerden birisi de tıbbi botoks uygulamasıdır. Medikal estetikte botoks, ciltte zamanla oluşan kırışıklıkların giderilmesine yardımcı olmaktadır. Herhangi bir ameliyat ya da cerrahi bir işlem gerektirmeyen tıbbi botoks uygulaması, çok kısa bir zaman içerisinde bir enjeksiyonla yapılmaktadır.

Botoks temelinde bir zehirdir ve modern tıp sayesinde tıbbi bir protein haline dönüştürülerek kozmetik alanına kazandırılmıştır. Ankara botoks uygulaması tedavi yapılacak kişinin yaşına ya da uygulama yapılacak bölgeye göre değişkenlik gösterebilmektedir. Fakat hamile ve emziren kadınlar bu uygulamadan yararlanamamaktadırlar. Bunun dışında yaş sınırı ön planda tutularak hemen hemen herkese botoks uygulaması yapılması mümkündür. Botoks, günümüzde genellikle kaş kaldırmada, boyun, alın ve yüz bölgesinde bulunan kırışıklıkların azaltılmasında ve mimik çizgilerinde uygulanmaktadır ve oldukça başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

 

Botoksun Etkileri

Botoks uygulaması, kozmetik uygulamanın yanı sıra tıpta bir ilaç olarak da kullanılmaktadır. Örneğin; boyun bölgesinde meydana gelen kırışıklıklar, dudak çizgileri, alın bölgesindeki çizgiler, kaz ayakları, kaş arasında bulunan çizgilerde hem tedavi etme hem de yaşın oluşturmuş olduğu etkene bağlı olarak kırışıklık oluşumunu engelleme açısından koruyucu olarak kullanımı tercih edilmektedir.

Cildin zamana yenik düşerek kırışması, yüzde ki çizgi hatlarının daha da belirgin bir hal alması kişileri botoks tedavisine yöneltmektedir. Ankara botoks uygulaması mimik çizgilerinin hafifletilerek, varla yok arası, silik bir hale dönüştürülmesine yardımcı olur.

Botoks tedavisinin yaş sınırlaması bulunmamaktadır. Tedavi alan kişilerin geneli 30- 35 yaş ve üstü kişilerdir. Botoks tedavisine daha ileri dönemlerde başlayanlar için istenen etkinin görülmesi biraz zaman alabilir. Çünkü kişinin sahip olduğu kırışıklıklar oldukça derinse, bunların bir anda botoks tedavisi ile yok edilmesi beklenemez.

Botoks, uygulama gerçekleştirildikten 2-3 gün içerisinde etkisini göstermeye başlar. Maksimum etkisini 1- 4 hafta içerisinde göstermektedir. Ortalama 4-5 ay içerisinde botoks etkisini yitirmeye başlar. 6-8 aydan sonra botoksun oluşturmuş olduğu etki tamamen yok olmaktadır. Bu süreçten sonra kırışıklıkların ve ince çizgilerin tekrar oluşmaması, kasların eski haline geri dönmemesi için botoks uygulamasının tekrar edilmesi gerekmektedir.

Botoks, doğal bir tedavi yöntemi olduğu için operasyon geçiren kişilerin yaşamlarını etkilemez.

Ankara Botoks uygulaması ile ilgili merak ettiğiniz bilgileri, kliniğimizi ziyaret ederek Dr. Özgür Koldaş‘a sorabilir, daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

READ MORE

Tıbbi Botoks Nasıl Uygulanır?

Botoks uygulaması 1987 yılında kozmetik alanında kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönemlerde kısıtlı bir alana sahip olan Ankara botoks uygulaması 1989 yılından sonra geniş kullanım alanına yayılmıştır. Zamanla geniş kullanım alanına yayılmasıyla birlikte FDA tarafından 2002 yılında onay verilmiş ve sağlık alanında iyice yaygınlık göstermiştir.

Botoks uygulaması oldukça basit işlemdir. Fakat uygulamayı bilinçli ve tecrübesi olan kişiler tarafından yaptırmaya özen göstermek gereklidir. Uygulama için botoks adı verilen toksin cildin altına enjekte edilmektedir. Uygulamada çok ince uçlu bir enjektör kullanılır. Uygulama esnasında kullanılan enjektör çok ince özellikte olacağı için herhangi bir acı, ağrı, sızı durumu yaşanmaz. Botoks uygulaması yaklaşık 5- 10 dakika içerisinde tamamlanmaktadır. Eğer teniniz çok hassas bir yapıya sahipse, enjektör girişine bağlı açığa çıkan çok hafif ağrının minimuma indirilmesi için uygulama yaptırmadan önce yüz bölgenize his azaltıcı krem veya buz uygulaması yaptırabilirsiniz. Ankara botoks uygulaması yapılırken çok hafif bir ağrı hissedilmektedir. Bundan dolayı herhangi bir anestezi işlemine, steril ortama ve alet ekipmana gerek duyulmaz. Uygulama tamamlandıktan sonra günlük rutin işlerinizi aynı şekilde ilerletebilirsiniz. Uygulamanın size herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Botoks uygulamasının etkisi 3-4 gün içerisinde kendini göstermektedir. Botoksun etkinlik ve etki süreleri kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Çünkü her insanın yüz bölgesinde ki kas kalınlıkları, büyüklükleri farklı yapıdadır.

READ MORE

Tıbbi Botoks Nedir?

Botoks kelimesi genel olarak ifadesiz bakışları, gergin kaşları, yerinden oynamayan dudak ve mimikleri hatırlatır. Fakat botoksun derinine indiğinizde aslında durumun hiçte böyle olmadığını, alanında uzman kişiler tarafından gerçekleştirildiğinde hem sağlığınız hem de güzelliğiniz için çok faydalı olduğunun farkına varabilirsiniz.

Botoks temelinde bir bakteri tarafından üretilmekte olan zehirdir. Fakat modern tıp mucizeleri sayesinde bu zehir kontrol altına alınarak saf bir hale dönüştürülmüş ve zararsız bir hale getirilerek insan sağlığı ve güzellik alanında kullanılmaya başlanmıştır. Etkisini kasları geçici olacak şekilde zayıflatarak göstermektedir. Tıp alanında ilk olarak şaşılık tedavisinde kullanılmıştır. Genel olarak insan sağlığı için kullanılmaya başlansa da kozmetik alanında sağlamış olduğu faydaları sonraları keşfedilmiştir. Botoks günümüzde aşırı terleme, migren tedavisi, kırışıklık tedavisi, yüzde meydana gelen kasılmalar, tik tedavisi, aşırı tükrük üretimi tedavisi, kronik ağrı sendromlarının tedavisi gibi alanlarda kullanılmaktadır. Bu tedavilerin yanı sıra Ankara botoks yüz bölgesinde ki ince kırışıklıkların yok edilmesi, yüzünüze yerleşmiş kötü bir ifadenin yok edilmesi içinde kullanılmaktadır. Botoks cildin çoğu bölgesinde rahatlıkla kullanılmaktadır. Fakat insanlar genel olarak yüz bölgesinde tercih etmektedir. Yüz bölgesinde botoks uygulamasının yapıldığı alanları genel olarak sıralamak gerekirse:

  • Burnun uç kısmı,
  • Dudak çevresi,
  • Göz altı ve göz kenarları,
  • Kaş bölgesi, iki kaş arasında ki bölge,
  • Alın bölgesi,
  • Burun kenarları,
  • Mimik çizgilerinin yer aldığı kısımlar
READ MORE

Tıbbi Dolgu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Cerrahi işlem gerektirmeyen, ameliyatsız dolgu tedavileri günümüzde daha çok tercih edilmektedir. Ankara dolgu uygulamalarında kırışmış ve hacim kaybı olan noktalar hedef alınarak bu bölgelere dolgunluk kazandırılması amaç edinilmiştir. Bunun yanı sıra yanaklarda ki çökük bölgelerin dolgunlaştırılması, kalıcı izlerin yok edilmesi ve burun şekillendirme gibi işlemlerde yapılmaktadır. Dolgu işlemi tedavi alacak kişinin sorunlu noktalarına çok ince uçlu iğneye sahip enjeksiyon ile yapılmaktadır. Dolgu tedavisinde kullanılan dolgu maddeleri genel olarak laboratuar koşullarının yer aldığı ortamlarda üretilen hyaluronik asitten elde edilmektedir. Dolgu maddelerinin etkisi ve kalıcılığı ise hyaluronik asidin çapraz bağ yapılarının molekül ağırlığı ve sıklığına göre değişim göstermektedir.

Tıbbi dolgu maddelerinde kullanılan hyaluronik asit cilt yapısında doğal olarak bulunmaktadır. Ciltte doğal olarak bulunmasından dolayı ciltte kollajen oluşumunu tetikler ve hacim kazandırılmasını sağlar. Hyaluronik asidin kullanılmasındaki en önemli özellik ise dolgu işlemi doğru bir şekilde uygulandığı taktirde uygulanan bölgede kalıp dağılmadan etkisini göstermesidir. Hyaluronik asit cilt yapısında doğal olarak bulunduğu için tıbbi dolgu uygulaması yapıldığında ciltte oluşabilecek alerjik reaksiyon riski de çok düşüktür. Vücut ile oldukça uyum gösteren bir madde olduğundan dolayı tıbbi dolgu maddelerinin içinde kullanımı tercih edilmektedir.

 

Dolgu İşleminin Uygulanması

Tıbbi dolgu işlemi yapılmadan önce kişinin uygulama yapılacağı bölgede sorun tespiti yapılır. Tespit sonrası işlem yapılacak bölgede acı ve ağrı hissinin duyulmaması için anestezik yöntemler ile uyuşturulmaktadır. Ankara dolgu işlemi yapılırken küçük, çok ince uca sahip özel yapıda iğneler kullanılmaktadır. Operasyon için doktor tarafından belirlenen noktalara dolgu maddesi enjeksiyon ile yavaş yavaş enjekte edilir. Bundan dolayı dolgu işlemi yaklaşık 20- 30 dakika sürmektedir.

Dolgu işlemi alanında uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır.

 

Dolgu Yönteminin Kullanım Alanları

Dolgu işlemi günümüzde birçok alanda kullanılmaktadır. Dolgu yönteminin kullanıldığı alanları genel olarak sıralama gerekirse:

  • Genellikle yüz bölgesinde uygulama yapılmaktadır. Dolgu işlemi yüz bölgesindeki sorunlu bölgelere uygulandığında gözle görülür değişim oluşmasını sağlar.
  • Vücudun diğer bölgelerinde yanık, yaralanma gibi farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan çöküntülerin daha düzgün bir yapıya bürünmesi için dolgu yöntemi uygulaması yapılmaktadır.
  • Alın bölgesinde, iki kaşın arasında, dudak ve göz çevresindeki kırışıklıkların giderilmesi için kullanılmaktadır.
  • Akne, sivilce oluşumu, yaralanma gibi durumlardan dolayı oluşan çukurların kapatılması,
  • Dudak içerisine dolgu maddesi enjekte edilerek dudakların daha dolgun bir yapıya bürünmesi,
  • Göz altı, yanak, alın, çene, elmacık kemiği gibi bölgelerin daha dolgun bir görünüme kavuşması,
  • Çenenin tek tarafında ya da iki kenarında açığa çıkan oluğun dengelenmesi ya da azaltılması için Ankara dolgu işlemi yapılmaktadır.

 

Dolgu İşleminin Etkisi

Dolgu yönteminde kullanılan dolgu maddesinin içeriğinde hyaluronik asit bulunmaktadır. Bu madde sayesinde cildin alt kısmına ya da içerisine enjekte edilen dolgu maddesi cildin hacminin artmasını sağlamaktadır. Dolgu maddesi enjekte edildikten sonra cilt daha gergin bir yapıya bürünmektedir. Ciltte ki çukurlaşmış ya da çökmüş olan bölgeler dolgunun sağladığı etki sayesinde hafiflemektedir.

READ MORE

Focus Ultrason ile Bir Saatte Ameliyatsız Yüz Germe

Ameliyat olmadan gençleşmek isteyenlerin imdadına yetişen medikal estetik uygulamalar arasında fokus ultrason da bulunuyor. Herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, sadece 30 dakika gibi kısa bir süre içerisinde çok daha genç bir cilt görünümü elde edilmesini sağlayan bu yöntem kısa sürede yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlandı. Cildin çok daha sıkı ve çok daha gergin bir görünüm kazanması ile daha genç bir yüz görünümü sunan fokus ultrason gençleşme sağlayan bir medikal estetik uygulaması olmayı başarıyor.

Fokus Ultrason Nasıl Yapılır?
İlerleyen aş ile birlikte ortaya çıkan derideki sarkık görüntünün yok olması, fokus ultrasonla yüz germe uygulamasının etkisini gözler önüne serebiliyor. Bu yöntem aslında herkesin aşina olduğu, özellikle hamilelikte anne karnında bulunan bebeği gözlemlemek amacıyla kullanılan ultrason teknolojisinden faydalanılarak gerçekleştiriliyor. Elbette fokus ultrason tekniği için geliştirilen ultrason cihazları biraz daha farklı özelliklere sahip. Cihazın teknik özellikleri elastikiyet özelliğini kaybetmiş olan cildin yeniden sıkılaşmasını sağlamaya yönelik olarak dizayn edildi. Böylece kırışık olan cilt yapısının düzeltilmesi, düşük kaş görünümünün ortadan kaldırılması ve daha pek çok etki elde edilebiliyor.

Fokus Ultrason Etkisi Nasıl?
Bu uygulamada “deepsea” adında özel bir teknoloji kullanılıyor. Bu teknoloji ile fokus ultrasound yardımı ile cildin alt katmanına ulaşılıyor ve bu katmanda sıcak noktalar yaratılıyor. Sıcak etkisi cildin yenilenmesi noktasında son derece büyük bir öneme sahip olan kollajen üretimini tetikliyor. Bir anlamda cildin kendi onarım mekanizmasının fokus ultrason ile devreye girdiğini söylemek mümkün. Kollajen üretimi ile cilt kendini yeniden yapılandırmaya başlıyor. Deride bir sıkılaşma meydana geliyor ve kısaca “lifting” olarak adlandırılan etki kendini göstermeye başlıyor. Sarkan, kırışan cilt toparlanmaya, derilmeye ve sıkılaşmaya başlayarak daha genç yaşlarda sahip olduğu görünümü yeniden kazanmaya çalışıyor.

Fokus Ultrason Avantajları Neler?
Medikal estetik uygulamaları arasında dikkat çeken fokus ultrason uygulaması özellikle lazer teknolojilerinin yetersiz kaldığı durumlarda yüz güldüren sonuçlar elde edilmesini sağlayabiliyor. Cerrahi operasyon ile ancak elde edilebilen görünüm, bu yöntem ile artık kolaylıkla sağlanabiliyor. Risk içermiyor olması, ameliyatsız yüz germe işleminin bir diğer önemli özelliği olabilir. Herhangi bir iyileşme süresine ihtiyaç duyulmuyor. Hasta kısa süre sonra günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebiliyor ve gençleşmek için uzun bir zaman dilimini ayırmak zorunda kalmıyor. Uygulamanın tüm yüz bölgesine yapılması durumunda işlem en fazla 1 saat sürüyor. Odaklı ultrason uygulamasının yardımı ile sadece 1 saat zaman ayırarak yüzünüzün bambaşka bir görünüm eşliğinde çok daha genç bir form kazanmasını sağlayabiliyorsunuz.

Ancak bu uygulama ameliyat ile gerçekleştirilen bir yüz germe uygulamasında olduğu gibi işlemin hemen sonrasında görünüme yansımaz. Bunun için 3 ay gibi bir zaman diliminin geçmesi gerekiyor. Çünkü cilt kendini sadece birkaç günde onaramaz. Tek bir uygulama ile tetiklenen kollajen üretimi 3 ay sonrasında cildin görünümünde bir değişim olmasını saplıyor. Bu etki yaklaşık olarak 1 yıl gibi uzun bir süre kalıcı olabiliyor.

Daha Sıkı Bir Cilt, Daha Genç Bir Görünüm!
İstisnasız herkes genç bir yüz görünümüne sahip olmak ister. Ciltte oluşan kırışıklıklar kişinin yorgun bir yüz ifadesine sahip olmasını beraberinde getiriyor. Bu nedenle cildin durumu, yüz ifadesinde de belirleyici bir unsur. Genellikle kırışıklıkların giderilmesinde estetik cerrahi uygulamalar bir seçenek olarak kişinin karşısına çıkar. Ancak bazı kişiler estetik ameliyat olma noktasında tereddüt edebiliyor. Bazen de kanama gibi ağlık sorunları yaşayanlar, cerrahi müdahalelerden mahrum kalabiliyor. Artık bu kişiler de dahil olmak üzere dileyen herkes ultrasound uygulaması ile genç bir görünüm elde etmekten mahrum kalmayacak.

Ameliyat olmadan yüz asma tekniğini içeren odaklı ultrason sayesinde ciltte oluşan tahribatı yok etmek mümkün hale geldi. Uygulamanın sonrasında toparlanmış bir yüz görünümü elde edilebiliyor ve yöntemin etkileri 1 yıl kadar gözlemlenebiliyor. Dünya genelinde pek çok ülkede uygulanan fokus ultrason yüz germe işleminin en önemli özelliği ise cilt onarımının vücudun kendisi tarafından yapılıyor olması. Bu durum derideki bağ dokusunun güçlenmesini de sağlıyor. Dolayısıyla yaşlanmaya bağlı olarak cildin kırışma hızında da bir azalma meydana gelebiliyor.

Ultherapy’nin İşleyişi Nasıldır?
Bu yöntemde özel bir cihaz kullanılıyor ve uygulama başlığının cilt ile teması gerekiyor. Müdahalenin gerçekleştirileceği bölgede deri üzerinde gezdirilen uygulama başlığı hem cildin hem de cilt altı dokusunun cihaz ekranında görüntülenmesini sağlar. Odaklı ultrason cihazı dokunun ve cildin hekim tarafından net olarak görülmesini sağladığından cilt ve doku analizi çok daha kısa sürede yapılabilir. Zira hekim tarafından uygulama alanının belirlenebilmesi için öncelikle analiz yapılması gerekiyor.

Analiz çalışmasının ardından cildin 3 mm ve 4,5 mm altına fokuslanmış olan termal hasar odakları, uygulama başlığı kullanılarak enerji gönderir. Bu enerji deride herhangi bir tahribata yol açmazken ciltte stimulasyon başlatır ve bu da beraberinde kollajen üretimini getirir. Kollajen cildi onarmaya başlayarak cildin sıkılaşmasını sağlar. Bunun için geçmesi gereken süre tamamlandığında ciltte doğal bir sıkılık da elde edilmiş olur.

Nasıl Bir Sonuç Beklentisi Olmalı?
Ciltte yenilenme sürecinin başlaması için sadece tek bir seans uygulama yeterli oluyor. Sonucun gözlemlenebilmesi için yaklaşık 3 ay beklenmesi gerekir. Bu süre zarfında elbette hasa cildinde hafif de olsa bazı olumlu değişimleri fark edebilir. Bu uygulamanın gerçekleştirilmesinin ardından kaş asma çalışmasında lift – up etkisi her 10 kişiden 9’unda görülüyor. Gözün çevresinde meydana gelen gevşeme ve göz kapağında oluşan kırışmalarda da azalma gözlemlenir. Eğer uygulama boyun ve yüz bölgesinin tamamına uygulanmış ise daha sıkı bir cilt görünümü de ortaya çıkıyor. Aslında tüm bu etkilerin ciltte ortaya çıkabilmesi için kısa bir süre öncesine kadar cerrahi müdahale zorunluydu. Ancak artık ulthera teknolojisi yüz gençleştirme etkisi sayesinde, gençleşmek için estetik ameliyatı zorunlu olmaktan çıkardı.

Uygulamanın Diğer Ameliyatsız Yüz Germe İşlemlerinden Farkı Ne?
Medikal estetik alanında ameliyata gerek kalmadan daha genç bir görünüm elde edilebilmesi için uygulanan çok sayıda yöntem mevcut. Ancak focus ultrasound teknolojisinin kullanıldığı tek yöntem bu. Uygulamada kullanılan teknoloji gayet güvenilir. Ciltte bir tahribat oluşturmuyor ve cildin kendi kendini onarması sağlandığından dışarıdan çok etkin bir müdahale yapılmasına gerek kalmıyor. Tüm bunlar hastanın bir iyileşme süreci yaşamasını zorunlu olmaktan çıkarıyor. Haliyle gençleşmek için yapılacak uygulamaya hastanın uzun süre ayırması da gerekmiyor.

Uygulama Sırasında Neler Hissedilir?
Kişinin ağrı eşiği, uygulama esnasında hissedilenleri farklı kılabiliyor. Bu nedenle işlem sırasında ne hissedildiğine dair çok net bir histen söz etmek yanıltıcı olabilir. Uygulama yaptıran hastaların ifadelerine göre, en genel şekliyle hafif bir iğne batması hissinin oluştuğu bilinir. Ancak iğne batması hissinin oluşması, hekimler için sevindirici olabiliyor. Çünkü uygulamada kullanılan ultrasound enerjisinin cildin ulaşması istenen katmanına ulaştığı anlamına gelir. Bu sayede hedeflenen lifting etkisi gerçekleşir ve cildin sıkılaşma yönünde harekete geçeceği beklentisi doğar. Sonuç olarak ciddi bir ağrı ya da acı hissi oluşmuyor. Fakat yine de hastaların uygulama öncesinde ağrı kesici bir ilaç almaları genellikle önerilir.

Uygulama Sonrasında Neler Beklenmelidir?
Herhangi bir cerrahi müdahale söz konusu olmadığından, uygulama tamamlandıktan hemen sonra hasta günlük hayatına geri dönebiliyor. Klinikte istirahat etmesine ya da sosyal aktivitelerden uzak durmasına gerek kalmıyor. Bu yöntemi uygulayan hastanın özenle kaçınması ya da dikkat etmesi gereken herhangi bir husus da yok. Bu noktada yöntemin hasta için son derece konforlu olduğunu belirtmek mümkün. Sadece çok hafif olmak kaydıyla uygulamadan sonra ciltte kızarıklık oluşabiliyor. Bu da birkaç saat sonrasında kendiliğinden geçerek normal ten rengine geri dönülüyor. Kızarıklık çok belirgin olmadığından herhangi bir müdahaleye gerek kalmıyor.

Odaklı Ultrason Güvenli Bir Yöntem midir?
Ultrasound yöntemi son derece güvenlidir. Tıp alanında yapılan çalışmalarda ve çeşitli tedavilerde yarım asırdır kullanılan bir enerji olması ve aynı zamanda yapılan çok sayıda klinik çalışmada da herhangi bir yan etkisinin olmadığının anlaşılması, bu teknolojiye olan güveni pekiştirdi. Aynı zamanda Amerika’da faaliyet gösteren ve tüm dünyada bir otorite olarak kabul edilen FDA kuruluşu tarafından da onaylanmış bir cihaz kullanılıyor. Kullanılan cihaz da defalarca çeşitli testlerden geçirildi. Belirgin bir yan etkiye rastlanmadı. Bu nedenle sadece ülkemizde değil dünyanın pek çok ülkesinde aktif bir şekilde uygulanan bir teknik ve kullanılan bir cihazdır.

READ MORE

Accent Prime Zayıflama

Vücudumuz genç yaşlarda fit görünebilir. Ancak yaş almayla beraber, karnımızın, bacaklarımızın, kalçamızın, kollarımızın, omuzlarımızın ve sırtımızın sahip olduğu cildimiz sıkılığını kaybedebilir ve gözle görülür aşırı yağlanmaya ve genel olarak istenmeyen bir görünüme sebep olur. Bu durumdan kurtulmak ve vücudumuzu eski görünümüne kavuşturabilmek için teknolojiden faydalanmak bize çözüm üretebilir.
Yeni nesil zayıflama teknolojilerinden olan Accent Prime Zayıflama, kısa bir zaman içerisinde vücudunuzun fit ve düzgün görünüme kavuşmasına yardımcı olur.
Accent Prime Zayıflamada, kişinin cilt tipine gore otomatik olarak ayarlanan derinlik kontrolü sayesinde kişiye özel bir tedavi sağlamaktadır. Yönlendirilmiş olan ultrasonik ses dalgaları ile yağ fazlalarını hızlı ve etkili olarak parçalamaktadır.
Yaşımızın ilerlemesi ile vücut şekillerimizde yaşanan değişmeler, sarkma, yağlanma gibi vücut şeklini bozmakta olan etkenler, cildin donuk ve cansız görünümü için Accent Prime Zayıflama uygulanabilmektedir.
Accent Prime Zayıflamada, deri altına maksimum enerji verilerek başarılı sonuçlar elde edilmekte, konforlu ve kolay bir tedavi imkanı sunmaktadır.
Uygulamada ısının kademeli olarak artmakta ve aynı zamanda vakumlama yapılmaktadır. Bu nedenle uygulama hem rahat geçmekte hem de işlem sonrası ciltte herhangi bir yara izi oluşmamaktadır. Accent Prime Zayıflama uygulanan kişiler, sosyal hayatlarına hemen geri dönebilmektedir. Uygulamanın yapılmış olduğu bölgede hafif derecede bir kızarıklık olabilmekte ancak birkaç saat sonra bu kızarıklık kendiliğinden yok olmaktadır.
Accent Prime Zayıflama ile 4 seansta istenen bölgelerde incelme görülmektedir. Ciltlerin durumuna ve sorunlara göre uygulama 4 – 6 seans arasında yapılabilmektedir.

Accent Prime Zayıflama Hangi Bölgelere Uygulanabilmektedir?
Accent Prime Zayıflama, vücut sıkılaştırılmasında bilinen yöntemlerden birisi haline gelmiştir. Aynı zamanda vücutta belli bölgelere uygulanabilir. Bu bölgeler ise; bacak kol bölgeleri, omuz bölgesi, yüz ve mide karın bölgesidir. Bacak ve kol bölgelerinde ultrason ve radyo frekansları birleştirilir. Böylelikle bacak ve kol bölgelerinin sıkılaşarak, gerginleşmesine yardımcı olmaktadır. Karın bölgesinde ise sadece 20 dakikalık bir uygulama ile kişilerin fazla yağlarından kurtulmalarına ve gergin bir karına sahip olmalarına yardımcı olmaktadır.

Accent Prime Zayıflama Kol ve Bacak Uygulaması;
Accent Prime Zayıflama, uyluk ve dizlerin iç taraflarında bulunan yağ dokuları ve hassas ciltlere de uygundur. Ultrason ve radyo dalgasını beraber kullanarak hızlı ve etkili bir şekilde sonuç alınmasına destek olmaktadır. Bu sistem ile kolajen lifleri uyarılır ve bacaklar inceltilerek gerginleşmesine yardımcı olur.

Accent Prime Zayıflama Karın Uygulaması
Karın bölgesi en hassas bölgelerden birisidir. Hareketsiz yaşam, stres, zorlayıcı olan diyetler, gebelik ve yaş gibi etkenlerin tamamı herkesi rahatsız eden sarkmış karın görüntüsüne neden olur. Cildin esnekliğinin geri kazandırılmasında bazen zorlu egzersizler işe yaramaz. Accent Prime Zayıflama ile karın bölgesinde bulunan yağ fazlalıklarını yok ederek, cilde sıkılık ve esneklik kazandırmaya destek olur.

Yüz ve Çevresinde Accent Prime Zayıflama
Accent Prime Zayıflama, kolajen liflerden oluşmakta olan bir ağ üzerinde çalışmaktadır. Böylece onları harekete geçirip, cildin elastikiyet ve şeklini yeniden kazanmasına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda yağ miktarını önemli ölçülerde azaltmaktadır.

Omuz Bölgesinde Accent Prime Zayıflama
Kişiler yaşlandıkça, omuzları sertliklerini yitirebilir. Bu durum da aşırı görünür yağlara ve istenmeyen bir görüntüye sebep olabilir. Accent Prime Zayıflama, kol ve omuz bölgelerinde de etkilidir. Ultrasonik radyo dalgaları kullanılarak omuz bölgesindeki yağ miktarını azaltmakta ve omuz bölgesinde istenen görünümün sağlanmasına destek olmaktadır.

Accent Prime Zayıflama Kimler için Uygundur?
Accent Prime Zayıflama, ciltte bulunan elastikiyetin nerede ise kaybolması halinde karşılaşılan bir tedavi yöntemidir. Cilt dokusunda bulunan elastikiyet özelliği daha çok kişilerin yaşlanması durumunda ortaya çıktığından dolayı, bu tedavi yöntemi daha çok yaşı ilerlemiş olan kişilerde ve bu durumun sonunda vücutlarında bulunan belli bölgelerinde sarkma, yağlanma veya farklı görüntü bozuklukları oluşan kişilere uygulanmaktadır.

READ MORE

 

Recent Comments by Dr. Özgür Koldaş

    No comments by Dr. Özgür Koldaş