Menu

Skip to Content

Category Archives: Teknolojik Uygulamalar

Focus Ultrason ile Bir Saatte Ameliyatsız Yüz Germe

Ameliyat olmadan gençleşmek isteyenlerin imdadına yetişen medikal estetik uygulamalar arasında fokus ultrason da bulunuyor. Herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, sadece 30 dakika gibi kısa bir süre içerisinde çok daha genç bir cilt görünümü elde edilmesini sağlayan bu yöntem kısa sürede yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlandı. Cildin çok daha sıkı ve çok daha gergin bir görünüm kazanması ile daha genç bir yüz görünümü sunan fokus ultrason gençleşme sağlayan bir medikal estetik uygulaması olmayı başarıyor.

Fokus Ultrason Nasıl Yapılır?
İlerleyen aş ile birlikte ortaya çıkan derideki sarkık görüntünün yok olması, fokus ultrasonla yüz germe uygulamasının etkisini gözler önüne serebiliyor. Bu yöntem aslında herkesin aşina olduğu, özellikle hamilelikte anne karnında bulunan bebeği gözlemlemek amacıyla kullanılan ultrason teknolojisinden faydalanılarak gerçekleştiriliyor. Elbette fokus ultrason tekniği için geliştirilen ultrason cihazları biraz daha farklı özelliklere sahip. Cihazın teknik özellikleri elastikiyet özelliğini kaybetmiş olan cildin yeniden sıkılaşmasını sağlamaya yönelik olarak dizayn edildi. Böylece kırışık olan cilt yapısının düzeltilmesi, düşük kaş görünümünün ortadan kaldırılması ve daha pek çok etki elde edilebiliyor.

Fokus Ultrason Etkisi Nasıl?
Bu uygulamada “deepsea” adında özel bir teknoloji kullanılıyor. Bu teknoloji ile fokus ultrasound yardımı ile cildin alt katmanına ulaşılıyor ve bu katmanda sıcak noktalar yaratılıyor. Sıcak etkisi cildin yenilenmesi noktasında son derece büyük bir öneme sahip olan kollajen üretimini tetikliyor. Bir anlamda cildin kendi onarım mekanizmasının fokus ultrason ile devreye girdiğini söylemek mümkün. Kollajen üretimi ile cilt kendini yeniden yapılandırmaya başlıyor. Deride bir sıkılaşma meydana geliyor ve kısaca “lifting” olarak adlandırılan etki kendini göstermeye başlıyor. Sarkan, kırışan cilt toparlanmaya, derilmeye ve sıkılaşmaya başlayarak daha genç yaşlarda sahip olduğu görünümü yeniden kazanmaya çalışıyor.

Fokus Ultrason Avantajları Neler?
Medikal estetik uygulamaları arasında dikkat çeken fokus ultrason uygulaması özellikle lazer teknolojilerinin yetersiz kaldığı durumlarda yüz güldüren sonuçlar elde edilmesini sağlayabiliyor. Cerrahi operasyon ile ancak elde edilebilen görünüm, bu yöntem ile artık kolaylıkla sağlanabiliyor. Risk içermiyor olması, ameliyatsız yüz germe işleminin bir diğer önemli özelliği olabilir. Herhangi bir iyileşme süresine ihtiyaç duyulmuyor. Hasta kısa süre sonra günlük yaşantısına kaldığı yerden devam edebiliyor ve gençleşmek için uzun bir zaman dilimini ayırmak zorunda kalmıyor. Uygulamanın tüm yüz bölgesine yapılması durumunda işlem en fazla 1 saat sürüyor. Odaklı ultrason uygulamasının yardımı ile sadece 1 saat zaman ayırarak yüzünüzün bambaşka bir görünüm eşliğinde çok daha genç bir form kazanmasını sağlayabiliyorsunuz.

Ancak bu uygulama ameliyat ile gerçekleştirilen bir yüz germe uygulamasında olduğu gibi işlemin hemen sonrasında görünüme yansımaz. Bunun için 3 ay gibi bir zaman diliminin geçmesi gerekiyor. Çünkü cilt kendini sadece birkaç günde onaramaz. Tek bir uygulama ile tetiklenen kollajen üretimi 3 ay sonrasında cildin görünümünde bir değişim olmasını saplıyor. Bu etki yaklaşık olarak 1 yıl gibi uzun bir süre kalıcı olabiliyor.

Daha Sıkı Bir Cilt, Daha Genç Bir Görünüm!
İstisnasız herkes genç bir yüz görünümüne sahip olmak ister. Ciltte oluşan kırışıklıklar kişinin yorgun bir yüz ifadesine sahip olmasını beraberinde getiriyor. Bu nedenle cildin durumu, yüz ifadesinde de belirleyici bir unsur. Genellikle kırışıklıkların giderilmesinde estetik cerrahi uygulamalar bir seçenek olarak kişinin karşısına çıkar. Ancak bazı kişiler estetik ameliyat olma noktasında tereddüt edebiliyor. Bazen de kanama gibi ağlık sorunları yaşayanlar, cerrahi müdahalelerden mahrum kalabiliyor. Artık bu kişiler de dahil olmak üzere dileyen herkes ultrasound uygulaması ile genç bir görünüm elde etmekten mahrum kalmayacak.

Ameliyat olmadan yüz asma tekniğini içeren odaklı ultrason sayesinde ciltte oluşan tahribatı yok etmek mümkün hale geldi. Uygulamanın sonrasında toparlanmış bir yüz görünümü elde edilebiliyor ve yöntemin etkileri 1 yıl kadar gözlemlenebiliyor. Dünya genelinde pek çok ülkede uygulanan fokus ultrason yüz germe işleminin en önemli özelliği ise cilt onarımının vücudun kendisi tarafından yapılıyor olması. Bu durum derideki bağ dokusunun güçlenmesini de sağlıyor. Dolayısıyla yaşlanmaya bağlı olarak cildin kırışma hızında da bir azalma meydana gelebiliyor.

Ultherapy’nin İşleyişi Nasıldır?
Bu yöntemde özel bir cihaz kullanılıyor ve uygulama başlığının cilt ile teması gerekiyor. Müdahalenin gerçekleştirileceği bölgede deri üzerinde gezdirilen uygulama başlığı hem cildin hem de cilt altı dokusunun cihaz ekranında görüntülenmesini sağlar. Odaklı ultrason cihazı dokunun ve cildin hekim tarafından net olarak görülmesini sağladığından cilt ve doku analizi çok daha kısa sürede yapılabilir. Zira hekim tarafından uygulama alanının belirlenebilmesi için öncelikle analiz yapılması gerekiyor.

Analiz çalışmasının ardından cildin 3 mm ve 4,5 mm altına fokuslanmış olan termal hasar odakları, uygulama başlığı kullanılarak enerji gönderir. Bu enerji deride herhangi bir tahribata yol açmazken ciltte stimulasyon başlatır ve bu da beraberinde kollajen üretimini getirir. Kollajen cildi onarmaya başlayarak cildin sıkılaşmasını sağlar. Bunun için geçmesi gereken süre tamamlandığında ciltte doğal bir sıkılık da elde edilmiş olur.

Nasıl Bir Sonuç Beklentisi Olmalı?
Ciltte yenilenme sürecinin başlaması için sadece tek bir seans uygulama yeterli oluyor. Sonucun gözlemlenebilmesi için yaklaşık 3 ay beklenmesi gerekir. Bu süre zarfında elbette hasa cildinde hafif de olsa bazı olumlu değişimleri fark edebilir. Bu uygulamanın gerçekleştirilmesinin ardından kaş asma çalışmasında lift – up etkisi her 10 kişiden 9’unda görülüyor. Gözün çevresinde meydana gelen gevşeme ve göz kapağında oluşan kırışmalarda da azalma gözlemlenir. Eğer uygulama boyun ve yüz bölgesinin tamamına uygulanmış ise daha sıkı bir cilt görünümü de ortaya çıkıyor. Aslında tüm bu etkilerin ciltte ortaya çıkabilmesi için kısa bir süre öncesine kadar cerrahi müdahale zorunluydu. Ancak artık ulthera teknolojisi yüz gençleştirme etkisi sayesinde, gençleşmek için estetik ameliyatı zorunlu olmaktan çıkardı.

Uygulamanın Diğer Ameliyatsız Yüz Germe İşlemlerinden Farkı Ne?
Medikal estetik alanında ameliyata gerek kalmadan daha genç bir görünüm elde edilebilmesi için uygulanan çok sayıda yöntem mevcut. Ancak focus ultrasound teknolojisinin kullanıldığı tek yöntem bu. Uygulamada kullanılan teknoloji gayet güvenilir. Ciltte bir tahribat oluşturmuyor ve cildin kendi kendini onarması sağlandığından dışarıdan çok etkin bir müdahale yapılmasına gerek kalmıyor. Tüm bunlar hastanın bir iyileşme süreci yaşamasını zorunlu olmaktan çıkarıyor. Haliyle gençleşmek için yapılacak uygulamaya hastanın uzun süre ayırması da gerekmiyor.

Uygulama Sırasında Neler Hissedilir?
Kişinin ağrı eşiği, uygulama esnasında hissedilenleri farklı kılabiliyor. Bu nedenle işlem sırasında ne hissedildiğine dair çok net bir histen söz etmek yanıltıcı olabilir. Uygulama yaptıran hastaların ifadelerine göre, en genel şekliyle hafif bir iğne batması hissinin oluştuğu bilinir. Ancak iğne batması hissinin oluşması, hekimler için sevindirici olabiliyor. Çünkü uygulamada kullanılan ultrasound enerjisinin cildin ulaşması istenen katmanına ulaştığı anlamına gelir. Bu sayede hedeflenen lifting etkisi gerçekleşir ve cildin sıkılaşma yönünde harekete geçeceği beklentisi doğar. Sonuç olarak ciddi bir ağrı ya da acı hissi oluşmuyor. Fakat yine de hastaların uygulama öncesinde ağrı kesici bir ilaç almaları genellikle önerilir.

Uygulama Sonrasında Neler Beklenmelidir?
Herhangi bir cerrahi müdahale söz konusu olmadığından, uygulama tamamlandıktan hemen sonra hasta günlük hayatına geri dönebiliyor. Klinikte istirahat etmesine ya da sosyal aktivitelerden uzak durmasına gerek kalmıyor. Bu yöntemi uygulayan hastanın özenle kaçınması ya da dikkat etmesi gereken herhangi bir husus da yok. Bu noktada yöntemin hasta için son derece konforlu olduğunu belirtmek mümkün. Sadece çok hafif olmak kaydıyla uygulamadan sonra ciltte kızarıklık oluşabiliyor. Bu da birkaç saat sonrasında kendiliğinden geçerek normal ten rengine geri dönülüyor. Kızarıklık çok belirgin olmadığından herhangi bir müdahaleye gerek kalmıyor.

Odaklı Ultrason Güvenli Bir Yöntem midir?
Ultrasound yöntemi son derece güvenlidir. Tıp alanında yapılan çalışmalarda ve çeşitli tedavilerde yarım asırdır kullanılan bir enerji olması ve aynı zamanda yapılan çok sayıda klinik çalışmada da herhangi bir yan etkisinin olmadığının anlaşılması, bu teknolojiye olan güveni pekiştirdi. Aynı zamanda Amerika’da faaliyet gösteren ve tüm dünyada bir otorite olarak kabul edilen FDA kuruluşu tarafından da onaylanmış bir cihaz kullanılıyor. Kullanılan cihaz da defalarca çeşitli testlerden geçirildi. Belirgin bir yan etkiye rastlanmadı. Bu nedenle sadece ülkemizde değil dünyanın pek çok ülkesinde aktif bir şekilde uygulanan bir teknik ve kullanılan bir cihazdır.

DEVAMINI OKU

Accent Prime Zayıflama

Vücudumuz genç yaşlarda fit görünebilir. Ancak yaş almayla beraber, karnımızın, bacaklarımızın, kalçamızın, kollarımızın, omuzlarımızın ve sırtımızın sahip olduğu cildimiz sıkılığını kaybedebilir ve gözle görülür aşırı yağlanmaya ve genel olarak istenmeyen bir görünüme sebep olur. Bu durumdan kurtulmak ve vücudumuzu eski görünümüne kavuşturabilmek için teknolojiden faydalanmak bize çözüm üretebilir.
Yeni nesil zayıflama teknolojilerinden olan Accent Prime Zayıflama, kısa bir zaman içerisinde vücudunuzun fit ve düzgün görünüme kavuşmasına yardımcı olur.
Accent Prime Zayıflamada, kişinin cilt tipine gore otomatik olarak ayarlanan derinlik kontrolü sayesinde kişiye özel bir tedavi sağlamaktadır. Yönlendirilmiş olan ultrasonik ses dalgaları ile yağ fazlalarını hızlı ve etkili olarak parçalamaktadır.
Yaşımızın ilerlemesi ile vücut şekillerimizde yaşanan değişmeler, sarkma, yağlanma gibi vücut şeklini bozmakta olan etkenler, cildin donuk ve cansız görünümü için Accent Prime Zayıflama uygulanabilmektedir.
Accent Prime Zayıflamada, deri altına maksimum enerji verilerek başarılı sonuçlar elde edilmekte, konforlu ve kolay bir tedavi imkanı sunmaktadır.
Uygulamada ısının kademeli olarak artmakta ve aynı zamanda vakumlama yapılmaktadır. Bu nedenle uygulama hem rahat geçmekte hem de işlem sonrası ciltte herhangi bir yara izi oluşmamaktadır. Accent Prime Zayıflama uygulanan kişiler, sosyal hayatlarına hemen geri dönebilmektedir. Uygulamanın yapılmış olduğu bölgede hafif derecede bir kızarıklık olabilmekte ancak birkaç saat sonra bu kızarıklık kendiliğinden yok olmaktadır.
Accent Prime Zayıflama ile 4 seansta istenen bölgelerde incelme görülmektedir. Ciltlerin durumuna ve sorunlara göre uygulama 4 – 6 seans arasında yapılabilmektedir.

Accent Prime Zayıflama Hangi Bölgelere Uygulanabilmektedir?
Accent Prime Zayıflama, vücut sıkılaştırılmasında bilinen yöntemlerden birisi haline gelmiştir. Aynı zamanda vücutta belli bölgelere uygulanabilir. Bu bölgeler ise; bacak kol bölgeleri, omuz bölgesi, yüz ve mide karın bölgesidir. Bacak ve kol bölgelerinde ultrason ve radyo frekansları birleştirilir. Böylelikle bacak ve kol bölgelerinin sıkılaşarak, gerginleşmesine yardımcı olmaktadır. Karın bölgesinde ise sadece 20 dakikalık bir uygulama ile kişilerin fazla yağlarından kurtulmalarına ve gergin bir karına sahip olmalarına yardımcı olmaktadır.

Accent Prime Zayıflama Kol ve Bacak Uygulaması;
Accent Prime Zayıflama, uyluk ve dizlerin iç taraflarında bulunan yağ dokuları ve hassas ciltlere de uygundur. Ultrason ve radyo dalgasını beraber kullanarak hızlı ve etkili bir şekilde sonuç alınmasına destek olmaktadır. Bu sistem ile kolajen lifleri uyarılır ve bacaklar inceltilerek gerginleşmesine yardımcı olur.

Accent Prime Zayıflama Karın Uygulaması
Karın bölgesi en hassas bölgelerden birisidir. Hareketsiz yaşam, stres, zorlayıcı olan diyetler, gebelik ve yaş gibi etkenlerin tamamı herkesi rahatsız eden sarkmış karın görüntüsüne neden olur. Cildin esnekliğinin geri kazandırılmasında bazen zorlu egzersizler işe yaramaz. Accent Prime Zayıflama ile karın bölgesinde bulunan yağ fazlalıklarını yok ederek, cilde sıkılık ve esneklik kazandırmaya destek olur.

Yüz ve Çevresinde Accent Prime Zayıflama
Accent Prime Zayıflama, kolajen liflerden oluşmakta olan bir ağ üzerinde çalışmaktadır. Böylece onları harekete geçirip, cildin elastikiyet ve şeklini yeniden kazanmasına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda yağ miktarını önemli ölçülerde azaltmaktadır.

Omuz Bölgesinde Accent Prime Zayıflama
Kişiler yaşlandıkça, omuzları sertliklerini yitirebilir. Bu durum da aşırı görünür yağlara ve istenmeyen bir görüntüye sebep olabilir. Accent Prime Zayıflama, kol ve omuz bölgelerinde de etkilidir. Ultrasonik radyo dalgaları kullanılarak omuz bölgesindeki yağ miktarını azaltmakta ve omuz bölgesinde istenen görünümün sağlanmasına destek olmaktadır.

Accent Prime Zayıflama Kimler için Uygundur?
Accent Prime Zayıflama, ciltte bulunan elastikiyetin nerede ise kaybolması halinde karşılaşılan bir tedavi yöntemidir. Cilt dokusunda bulunan elastikiyet özelliği daha çok kişilerin yaşlanması durumunda ortaya çıktığından dolayı, bu tedavi yöntemi daha çok yaşı ilerlemiş olan kişilerde ve bu durumun sonunda vücutlarında bulunan belli bölgelerinde sarkma, yağlanma veya farklı görüntü bozuklukları oluşan kişilere uygulanmaktadır.

DEVAMINI OKU

Buz Lazer

Buz Lazer Epilasyon Uygulaması, hızlı bir diode lazer epilasyon teknolojisidir. Buz Lazer Epilasyon, dört mevsim tüm kıl tiplerinde uygulanabilen ve yanına tamamlayıcı bir cihaz gerektirmeyen lazer cihazlarıdır. Buz Lazer ile epilasyon işlemleri kısa sürede tamamlanmaktadır.

Yüzde bulunan tüylerin vücuttaki diğer tüylere kıyasla çok daha ince ve açık renkli olması nedeniyle eski lazer sistemlerinde çok başarılı sonuçlar alınamamaktaydı. Buz Lazer Epilasyon Sistemi, bu açık renkli ve ince tüylerde de uygulanabilmektedir.

Buz Lazer Epilasyon Sistemi her mevsim uygulanabilme özelliğine sahiptir. Ayrıca eski nesil lazer sistemlerinde ten rengi koyulaştıkça epilasyonun etkisi de azalmaktadır. Buz Lazer Epilasyon Sisteminde koyu ten renklerinde de etkili olduğu gözlenmektedir. Yani bronz bir tene sahip olduğunuzda bile bu tedaviden faydalanılabilmektedir.

Özel başlık sistemiyle bikini bölgesi gibi en hassas yerlerde de uygulanabilmektedir.

 

Buz Lazer ile Epilasyon ve Avantajları;

  • Yaz aylarında da uygulama yapılmaktadır.
  • Her cilt tipinde ve her kıl renginde etkilidir.
  • Tüm vücuda yapılan işlem ortalama 35 dakika sürmektedir.
  • Erkek hastaların da tercih ettiği lazer epilasyon sistemidir.
  • Ortalama 4-6 seans sonuç almak için yeterli olmaktadır.
  • FDA onaylıdır.
DEVAMINI OKU

Baby Face

Bir cilt yenileme lazeridir. Thulium lazer teknolojisinin yardımıyla etkili anti-aging maddeleri cildin alt katmanlarına ulaştırarak optimum fayda sağlıyor.

Cilt lekelerini gidermeye yönelik yaptığımız lazer uygulamaları temel olarak lekelerin bölünmesi, parçalanması prensibine dayanır. Baby Face Thulium Lazeri, diğer lazer uygulamalarından farklı olarak ciltte kontrollü ufak zedelenmeler oluşturup, kişinin vücüdundaki makrofaj denilen bağışıklık sisteminin parçalama görevini üstlenen hücrelerinin sorunlu (lekeli) bölgeye yönlendirilmesi prensibine dayanır. Thulium lazerin etkisinin arkasında yatan mekanizma kişinin kendi vücudundaki yenileyici ve iyileştirici hücrelerin tetiklenmesinler. Thulium lazeri cilt lekelerinin tedavisi, yanık ve akne skarı, anti-aging tedavisi ve ince kırışıklıkların tedavisinde kullanılabilmekte ve olumlu etkileri ilk seanstan itibaren izlenmektedir.

Baby Face Bakımının Önemi
Parlak ve genç kalma özelliğini koruyabilen, canlı, nemli, dolgun ve eşit tona sahip bir cilde sahip olmak istiyorsak bakım konusunu es geçmemek doğru bir karar olacaktır. Cildimize iyi bakmak için pek çok kozmetik ürününden faydalanıyoruz. Bu kullandığımız ürünlerin cildimizin yüzeyinde kalmayarak alt katmanlara ulaşması ayrı bir önem taşıyor.

Baby Face Ne İşe Yarar?
Baby Face; 1927nm dalga boyuna sahip thulium lazer ile yapılan bir cilt bakım ve yenileme sistemidir. Bu sistemde thulium lazer ışınları ile deride mikro-kanallar açılmakta ve cildin sorununa göre seçilen A vitamini, C vitamini, Tranexamicacid; Resveratrol, kök hücre içeren nano partiküküllü Lasemd ampulleri cilde yedirilmektedir. Hem thulium lazerin etkisinden hem de ampüllerin antioksidan; anti-aging ve aydınlatıcı etkisinden faydanılmaktadır.

• Öncelikle tedavi süresinin kısa olması (10-15 dakika süre)
• Ağrısız bir yöntem olması nedeniyle anesteziye ihtiyaç duyulmaması
• Kısa sürede geçen hafif bir kızarıklıktan başka herhangi bir yan etkinin olmaması ve tedavinin sonrasında günlük yaşama geri dönülebilmesi
• Thulium lazerin etkisi ve kullanılan kozmesötiklerin ciltte emilmesi için ideal ortamı sağlayarak, içten dışa doğru iyileşmeyi hızlandırması

Baby Face Nasıl Uygulanır?
Bakım iki aşamada yapılır. İlk aşamasını cildin duruma göre thulium lazer ışığı ile cildin yüzeyinde oldukça küçük çapta dakikada 6.000 adet yarattığı mikrokanallar açılır, bu arada cildin sorununa göre seçilen uygun farmesötik ürün (LASEMD Ampülleri) hazırlanır. 4-6 dakikalık thulium lazer uygulamalarının ardından ikinci aşamada cildin ihtiyacına göre thulium lazer desteği ile açılan deliklerden cilt altına kendi özel ürünleri yedirilir, sonrasında ortalama 10 dakika maskesi uygulanır.

Baby Face Nerelerde Kullanılır?
Klasik cilt bakımına destek olarak,
Gözenek ve cilt sıkılaştırma,
Ciltte beyazlatılmasında,
Cildi parlatmasa,
Kırışıklık gidermede,
Anti-aging bakımlarda,
Melazma tedavisine destek olarak,
Pigment azaltılmasında,
Skar dokuların azaltılmasında,
Boyun ve dekolte bakımında,
Boyun gençleştirmede kullanılmaktadır.

Baby Face Kaç Seans Uygulanmaktadır?
Kişinin cildindeki sorununa bağlı olarak 1-2 hafta aralıklarla 3-4 seans uygulanabilir.
Tek seans bile sonuçları açısından oldukça tatminkardır.

DEVAMINI OKU

Leke Tedavisi

Ciltte oluşan lekeler çok sayıda kişinin ortak problemi. Peki, ciltte neden leke oluşur? Deriye renk veren “melanin” adlı bir pigmenttir. Bu pigment vücudun herhangi bir yerinde, çeşitli nedenlere bağlı olarak düzensiz kümelenme yapabilir. İşte bu kümelenme, cilt lekesi şeklinde kendini belli eder. Ancak çoğu zaman leke tedavisi yöntemleri ile bu pigmentleri dağıtmak yani lekeyi ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor.

Ciltte Leke Neden Oluşur?

Melaninin kümelenmesine bağlı olarak ortaya çıkan cilt lekelerinin en yaygın oluşma şekillerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hamilelik döneminde yüz bölgesinde maske şeklinde (kloazma) ortaya çıkabilir
  • İlerleyen yaşla beraber el, göğüs, boyun ve yüz bölgesinde yaşlılık lekesi şekilde oluşabilir
  • Güneşten kaynaklı yanık sonrası yüz ya da dekolte bölgesinde güneş lekesi şeklinde görülebilir
  • Parfüm ve benzeri kozmetik ürün kullanımına bağlı olarak koltuk altı ya da boyunda ortaya çıkabilir
  • Ağda ya da lazer uygulamalarından sonra kimyasal ürünlerin teması veya güneşin kontrolsüz teması ile oluşabilir
  • Dövme sildirme işleminde yapılan hatalı uygulama ile birlikte oluşabilir
  • Böbrek rahatsızlığı ya da diyabet gibi rahatsızlıklarda cilt üzerinde bölge şeklinde renk değişikliği meydana gelebilir

Cilt Lekesi Nerede Ortaya Çıkar?

Cilt lekesinin en yaygın şekilde görüldüğü bölgeler, cildin en hassas olduğu kısımlarıdır. Aynı zamanda güneşle temasın en fazla meydana geldiği ya da kimyasal maddeler ile en çok temas eden kısımlarda da yaygın şekilde görülebiliyor. Rahatsızlıklar veya yaşın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkan cilt lekeleri ise vücudun herhangi bir yerinde görülebilir. Güneş ve kimyasal maddeler ile en çok temas eden yer ellerdir.  Elleri yüz bölgesi ve boyun bölgesi takip eder. Buna bağlı olarak leke tedavisi yöntemleri en çok vücudun bu bölgelerine uygulanır.

Leke Oluşumunu Önlemek İçin Neler Yapılmalı?

Bazı önlemler alarak ciltte leke oluşumu önlenebilir. Zira cilt lekesi tedavisi genellikle leke oluşumunu önlemeye yönelik olarak da gerçekleştirilir. Güneş ve kimyasal ürünler leke oluşumunun en yaygın iki nedeni olduğundan alınması gereken tedbirler de bu yönde olmalı.

  • Güneşten koruyan ve ideal faktörlü güneş koruyucu ürünler çocuk yaştan itibaren düzenli olarak kullanılmalı. Ülkemizde sadece plajda kullanılan güneş koruyucular aslında güneşin ışınlarının ulaştığı her saatte kullanılması gereken bir ürün.
  • Güneşlenirken ya da solaryum ile bronzlaşırken mutlaka önlem alınmalı. Cilt kontrolsüz şekilde güneşe ve solaryuma maruz kalmamalı. Aksi halde ciddi yanıklar oluşabilir ve kalıcı cilt lekeleri ortaya çıkabilir. Bu durumda güneş lekesi tedavisi % 100 başarılı bir sonuç veremeyebilir.
  • Bazı kozmetik ürünlerin hatalı şekilde kullanılması ya da kalitesiz ve cilt tipine uygun olmayan ürünlerin kullanılması lekelenmeye sebebiyet verebiliyor. Bu ürünleri kullandıktan sonra cildin güneş ile temas etmesi de yaygın şekilde lekelenmeye neden olan unsurlar arasında bulunuyor.
  • Yüz, koltuk altı, kasık gibi bölgelerde deri daha incedir. Bu bölgelere ağda, lazer epilasyon, peeling ya da cilt bakımı yapıldıktan sonra hem kimyasallar kullanılmamalı hem de güneşten uzak durulmalı. İhmal edilmesi halinde lekelenme görülme olasılığı yüksek. Peeling ve cilt bakımı da yine cildin bir süre güneşten korunması gereken uygulamalardır.
  • Akne izlerini yok etmek için uygulanan gelişigüzel tedaviler bir süre sonra ciltte lekeye neden olabilir.
  • Gebelik döneminde cilt daha hassastır. Bu dönemde güneşten korunmamak da özellikle yüz bölgesinde lekeye neden olabilir.
  • Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi gerekir. Düzenli nemlendirme ve düzenli cilt bakımı, leke oluşumunu tamamen önleyebiliyor. Bu konuda uzmanların görüşlerine önem verilmesi gerekir. Çünkü leke tedavisi evde yapılabilecek karışımlar ile uygulanabilecek bir tedavi değil. Profesyonel yardım alınmalı.

Leke Tedavisi Aşamaları Neler?

Alınan önlemlere rağmen leke oluşumu önlenemiyorsa bu durumda leke tedavisi nedir sorusuna yoğunlaşmak gerekir. Bu tedavi, lekenin belirme nedenine bağlı olarak planlanır. Ancak sabırlı olunması gerektiği de bilinmeli. Çünkü leke tedavisi süresi uzun ve bu süreçte sabretmek gerekiyor. Genel şekli ile leke tedavisi 4 aşamalı bir tedavi şeklidir.

  • Lekenin neden ortaya çıktığı araştırılır. Lekeye neden olan etken, vücuttan arındırılmalıdır. Çünkü bu neden ortadan kalkmadığı müddetçe, leke tedavi yöntemi uygulansa dahi, bir süre sonra yeniden oluşma riski mevcut olur.
  • Ciltte çeşitli hastalık belirtileri varsa, önce bu rahatsızlıkların tedavisi yapılmalıdır. Yanık, ciltte kaşıntı, pullanma gibi cilt sorunları ciltten arındırılır.
  • Lekenin durumu analiz edilerek uygun bir tedavi şekli belirlenir. Ardından tedaviye başlanır.
  • Uygun leke tedavisi işlemi yapıldıktan sonra gerekli bakım ve koruma işlemi gerçekleştirilir.
Leke Tedavisi Yöntemleri Neler?

Cilt üzerinde oluşan lekenin durumuna bağlı olarak leke tedavisinde farklı uygulamalar tercih edilebilir. Leke tedavisi yöntemleri arasında en çok tercih edilen 3 farklı uygulama mevcut.

  • Fraksiyonel lazer
  • PRP sistemi
  • Cosmelan – dermamelan Depigmentasyon sistemi
Leke Tedavisi Ne Zaman Yapılmalı?

Cilt lekeleri genellikle güneş ışınlarına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneşin en az etkin olduğu sonbahar ve kış mevsimi, leke tedavisi için doğru zaman olabiliyor. Çoğu zaman tedavi ilkbaharda tamamlanıyor.

DEVAMINI OKU

Karbon Peeling

Cilt gençleştirme tedavilerinden biri de karbon peeling. Gayet başarılı bir netice elde edilebiliyor olması, karbon peeling nedirsorusunun son dönemde daha fazla gündeme gelmesini beraberinde getiriyor. Bu tedavi şekli lazer teknolojisi ve karbon maskesi bir arada kullanılarak uygulanıyor. Uygulama esnasında saniyenin milyonda birinde atış özelliğine sahip özel bir cihaz kullanılıyor.

Karbon Peeling Tedavisi Nasıl Yapılıyor?

Tedavide öncelikle deri yüzeyi karbon maske ile örtülüyor. Çünkü karbon maske lazerin gönderdiği enerjinin cilt yüzeyinde en üst düzeyde yoğunlaşmasını sağlıyor. Böylece karbon peeling tedavisi çok daha başarılı bir sonuç elde edilmesine olanak tanıyor. Lazer enerjisiyle karbon maskenin bir arada kullanılması, ani bir ısınma ortaya çıkmasını sağlıyor. Cildin üst kısmında yer alan ölü hücrelerden oluşan “ölü tabaka” karbon sayesinde buharlaşarak ciltten ayrılıyor. Hemen devamında lazer tekniğinin hücrelerde yenilenme sağlayan foto aktivasyon etkisi ortaya çıkıyor. Bu etki tedavinin en önemli bölümüdür. Çünkü ciltte yenilenme sürecinin başlaması, gençleşmenin başlaması anlamına gelir. Ciltteki kollajen üretimi uygulanan tedavi şekli ile tetikleniyor ve deri elastikiyetinin gelişimine de katkı sağlanmış oluyor.

Karbon Peeling Akne Tedavisinde Kullanılır mı?

Özel cihaz ve özel bir teknik ile uygulanan karbon peeling gençleşme sağlamanın yanı sıra akneler ve geniş porların giderilmesinde de kullanılıyor. Özel bir modda uygulanan tedavi karbon solüsyonu, mikrosaniyelik atımlar ile cilt gözeneklerinin içerisine yerleştiriliyor. Bu sayede istenen nokta hedef haline getiriliyor. Hemen sonrasında nanosaniyelik atımlar ile partiküller patlatılarak temizleniyor ve akne ya da porların görünümü ortadan kalkıyor.

Karbon Peeling Cilde Nasıl Etki Eder?

Uygulanan bu tedavi ciltte ısı artışını sağlayarak deride bulunan kollajenleri uyarıyor. Karbon küllerinin aniden patlamasıyla gözenekler refleks olarak kapanıyor. Zira karbon peeling yaptıranlar geniş gözenek görünümünden de kurtulabiliyor. Cildin üst bölümünde bulunan ölü hücreler az miktarda soyuluyor. Akne gibi çeşitli cilt problemleri olanlar cilt sorunlarından kurtulurken tedavi aynı zamanda cildin yağ dengesini de düzenleyebiliyor.

Kaç Seans Tedavi Gerekir?

Karbon peeling kaç seans şeklindeki sorunun yanıtı, kişinin cilt durumuna göre değişir. Genellikle 4 ila 6 seans şeklinde uygulanır. Tedaviye başlandığında 7 ila 10 günde bir uygulanan karbon peeling daha sonra ayda bir defa uygulanır.

DEVAMINI OKU

Lazerle Dövme Silme

Dövme, kalıcı bir vücut boyası olsa da istendiğinde silinebilir. İlerleyen teknoloji yardımıyla gerçekleştirilen lazerle dövme silme işlemi özel bir cihaz kullanılarak gerçekleştiriliyor. Bu işlemde öncelikle derinin içerisine, dövme yapılırken yerleştirilmiş olan renkli pigmentlere ulaşılması gerekir. Lazer yardımı ile pigmentler parçalanır. Ardından vücudun savunma sisteminin devreye girmesi ve parçalanan pigmentleri yok etmesi mümkün hale gelebilir.

Lazerle Dövme Silmede Hangi Cihazlar Kullanılır?

Cihaz kullanılarak gerçekleştirilen dövme sildirme tedavisi kapsamında Q-Switch NdYAG lazer, dövmede cilt altına yerleştirilen renk pigmentlerini küçük parçalara ayırır. Pigmentlerin parçalanması da vücut hücreleri tarafından kolay yutulması mümkün olur. Cilt renginin koyu olduğu kişilerde alternatif olarak fraksiyonel lazerler de kullanılabilir. Bu lazerler cildin rengini uyarma özelliğine sahip. Bu yönüyle hücrelerin pigmentleri yutması, çok daha hızlı olabiliyor. Bu işlemde gerekli görülmesi halinde, uygun olan kombine tedavi yöntemleri de uygulanabiliyor.

Lazerle Dövme Silme Nasıl Çalışır?

Bilgi ve deneyim isteyen lazerli dövme silme işleminde dövme boyasını yok etmek amacıyla lazer ışınları kullanılır. Işınlar derinin yüzeyini geçer ve koyu renkli olan pigmentlere dek ulaşır. Dövme esnasında cildin altına yerleştirilen pigmentler lazer ışığını emer. Böylece ışıktaki enerjiyi sese ve ısıya dönüştürür. Bu işlem derinin içerisinde bulunan büyük renk pigmentlerinin lazerin açığa çıkardığı enerji sayesinde küçük parçalara ayrışmasını sağlar. Bu tedavideki temel amaç vücut hücrelerinin pigmentleri yok etmesi olduğunda dövme sildirme ile vücudun savunma mekanizmasına yardımcı olmak hedeflenir.

Her Dövme Yok Edilebilir mi?

Dövmelerde kullanılan ana renklerin büyük bir bölümü lazerle dövme silme sonrası yok edilebiliyor. Fakat mor, sarı ve pembe renklerin bazı tonları ile beyaz renkte dövmeleri yok etmek ise maalesef mümkün olamıyor. Bu anlamda her dövmenin yok edilemeyeceğini belirtmek mümkün. Dövme yaptırmak isteyen kişilerin, ileride sildirme olasılıkları mevcut ise lazerle silinemeyen bu renkleri kullanmamasında fayda olacaktır.

Dövme Silme Seans Aralıkları Nasıl Ayarlanır?

Bu işlemde Q-Switch NdYAG lazer kullanıldığında 4 ila 6 hafta şeklinde seans aralıkları belirlenir. Ancak lazerle dövme silme seansları kişinin cilt durumundan silinmek istenen dövmenin durumuna kadar pek çok hususa göre değişebilir. Herkes için net bir seans sayısı belirtmek yanıltıcı olacaktır. Ayrıca seansların sona ermesi ile dövme hemen yok olmaz. Derinin yüzeyindeki görünüm son derece normal olsa dahi, cilt altında renk pigmentlerinin vücuttan yük edilmesi süreci devam eder. Seans aralıklarının minimum 4 hafta ara ile belirlenmesinin nedeni budur. Deri destek dokusunun her seans sonrasında normalleşmesinin beklenmesi gerekir. Bu da minimum bir aylık bir sürece ulaşabiliyor. Cilt durumuna göre, bir sonraki seans için 5 ya da 6 hafta beklenmesi de gerekebilir. Hatta bazen bu aranın daha fazla uzatılması gerekebilir.

Dövmelerin Lazerle Silinmesi Kaç Seans Tedavi Gerektirir?

Lazer ile dövme silme seans sayısı bazı hususlara göre değişiklik gösterir. Dövmede kullanılan boya, tercih edilen teknik, ne kadar boya kullanıldığı ve hatta lazerin türü dahi mevcut dövmenin kaç seansta yok edilebileceğinde belirleyici olabiliyor. Nanosaniye teknolojisi ile çalışan Q-Switch NdYAG lazerler saniyenin milyarda bir süresinde dokuya lazer enerjisi gönderebiliyor. Bu nedenle dövme söz konusu lazer ile 4 ya da 8 seans arasında yok edilebiliyor.

Lazerle Dövme Silmede Bazı Vakalarda İşlemden Sonra Bir Değişim Gözlenmemesinin Sebebi Nedir?

Öncelikle bilinmesi gereken husus, bu tedavide alınan neticenin kişiden kişiye farklılık gösterdiğidir. Bir başka deyişle lazerle dövme silme aşamaları ve her seanstan sonra gözlemlenen cilt durumu her kişide farklı olabilir. Hatta aynı kişinin iki dövmesinden biri daha hızlı, diğeri daha yavaş yok olabilir. Bu değişkenliğin nedeni dövmede kullanılan boya, teknik ve vücudun lazer ile yapılan işleme verdiği tepkidir.

Dövmenin Tamamı Yerine Belirli Bir Bölgesini Sildirmek Mümkün mü?

Gelişen teknoloji sayesinde artık dövmenin bir bölümünü de sildirmek mümkün olabiliyor. Bu işlemi gerçekleştirebilecek kadar ince ve hassas lazerler ya da bu uygulamaya izin veren teknikler günümüzde mevcut ve kullanılıyor.

Kalıcı Makyajları Dövme Lazeri ile Çıkarmak Mümkün mü?

Kalıcı makyajda kullanılan boyalar metalik bir alt yapıya sahip. Bu durum kalıcı makyaj silinmesi esnasında risk ortaya çıkmasını beraberinde getiriyor. Çünkü metalik boyalar lazer ışığı ile temas ettiğinde koyulaşabiliyor. Hatta siyah renge dahi dönüşebiliyor. Bu durumda onarımı çok daha güç bir görünüm oraya çıkıyor. Dövme silme işlemi yerine lazer peeling ile kalıcı makyaj silme çok daha ideal bir tercih olabilir. Fakat lazer peelingde de lekelenme, keloid, skar gibi risklerin ortaya çıkma riski mevcut. Özellikle ten rengi, kırmızı ve karışık renklerde kalıcı makyaj uygulamasının lazerle silinmesi önerilmez.

Lazerle Dövme Silme Deride Anormal İz Bırakır mı?

Yapılan işlemlerde genellikle kalıcı olan bir cilt lekelenmesi ya da iz ortaya çıkmaz. Fakat her medikal estetik uygulamasının kendi içerisinde bir risk barındırdığı da unutulmamalıdır. Keloid, hipertrofik skar gibi bazı tıbbi geçmişlere sahip olanlarda söz konusu riskin gelişme olasılığı artabiliyor.

Lazerle Dövme Silme Ağrılı Bir İşlem midir?

Merak edilen hususlardan biri de lazerle dövme silme acıtır mı sorusu oluyor. Ağrı ya da acı hissi kişiye göre değişebiliyor. Oluşabilecek ağrı hissini azaltmak için anestezik krem ile cildin uyuşturulması ve aynı zamanda işlem sonrasında da soğuk hava uygulaması ile uygulama yapılan alanın soğutulması mümkün. Bu sayede ağrı veya acı hissi azaltılabiliyor.

Lazerle Dövme Silme Tedavisi Sonrasında Herhangi Bir Kısıtlama Var Mı?

Uygulama sonrasında lazerle dövme silme etkisi olarak deride kabuklanma ya da kızarıklık oluşabilir ve 3-4 günde kaybolur. Bu sürede havuza ve denize girilmez, güneşlenmez. Bölgenin temizlenerek geçene kadar kapalı pansuman yapılması gerekir.

Dövme Silme İşleminden Önce Nasıl Bir Hazırlık Gerekli?

  • Uygulama yapılacak alanın, seanstan 2 hafta önce başlanmak kaydıyla güneşten korunması gerekir.
  • Dövme silme işleminin yapılacağı alan gerek olması halinde tıraş edilmeli.
  • Uygulamadan 1 gün önce ve işlem günü aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar alınmamalı.
  • Demir ilacı alımı işlemden bir hafta önce kesilmeli.
  • Uygulamadan 30 ila 45 dakika önce anestezik krem uygulama alanına sürülmeli ve streç film ile sarılmalı. Krem hekim tarafından önerilecektir.

Dövme Silme Tedavisinden Sonra Ne Yapmalıyım?

    • İşlemin yapıldığı bölüme buz kompresi yapılmalı
    • Bu kısım olabildiğince yukarıda kalacak şekilde istirahat halinde olmalı
    • Hekimin önerdiği krem uygulama alanına düzenli olarak sürülmeli
    • Hamam, sauna gibi sıcak alanlardan 2 gün uzak durulmalı
    • Normal olmayan kızarıklık, ağrılı şişme, zonklama olursa derhal hekime başvurulmalı
DEVAMINI OKU

Lazer Epilasyon

Vücuttaki istenmeyen kıllar özellikle kadınların uzun zaman ayırması gereken bir sorun. Çoğu zaman ağda, cımbız ya da jilet kullanarak vücudundaki istenmeyen tüylerden ve kıllardan kurtulmak isteyen kadınlar lazer teknolojisinin hayatımıza girmesinden kısa bir süre sonra lazer epilasyon nedir sorusunu sormaya başladı. Çünkü bu teknoloji söz konusu probleme kısa bir süreliğine ya da geçici değil, uzun dönemli ya da kalıcı bir çözüm getiriyor.

Lazer Epilasyon Nedir?

Son derece yaygın bir şekilde uygulanmaya başlanan lazer epilasyon vücuttaki istenmeyen kılların ve tüylerin lazer tekniği kullanılarak yok edilmesi yöntemidir. Bu yöntem genellikle istenmeyen kıl sorununa kalıcı bir çözüm getirir. Bazen de uzun dönemli olarak kılların vücuttan temizlenmesini sağlayabilir. Bu amaçla kullanılan çeşitli lazer sistemleri mevcut. Alexandrite, Nd-YAG, Ruby ve Diot istenmeyen kılların yok edilmesinde en sık kullanılan lazer sistemleridir.

Lazer Epilasyonun Gelişim Süreci

1960’lı yıllardan itibaren lazer teknolojisinin söz konusu sistemleri üzerine çeşitli deneysel araştırmalar ve çalışmalar gerçekleştiriliyor. 1990’lı yıllarda gelişimi ilerlemiş olan Alexandrite lazer, 1997 yılında, tüm dünyada bir otorite olarak kabul edilen Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. Kıllarda kalıcı bir şekilde azalma sağladığı ve bununla beraber insan sağlığına da hiçbir zarar vermediği kanıtlandı. Sonuç olarak lazer epilasyon zararları şeklinde bir zarardan söz etmek olanaksız. Sadece bilinçsizce uygulanan ve yanlış tekniklerle gerçekleştirilen lazer uygulamasında cilt zarar görebilir. Lazer epilasyon için mutlaka profesyonel merkezlerin tercih edilmesi gerekir.

Günümüzde Alexandrite lazer, istenmeyen kılların yok edilmesinde en sık kullanılan sistemlerden biri haline geldi. Etkinliği ve aynı zamanda güvenliği bakımından araştırmalardan başarılı sonuçlar alınınca, hızla dünya genelinde kullanılmaya başlandı.

Lazer Epilasyon Nasıl Kılları Yok Ediyor?

Epilasyon işleminin yapıldığı alanlarda kullanılan lazer epilasyon cihazları ise selective photothermolysis prensibi ile çalışır. Yani bu cihazlar renge ve dokuya göre seçicilik prensibine sahiptir. Bu cihazların kaynağından çıkan tek ve sabit dalga boyundaki lazer ışını cilde ulaşır. Ciltte uygulamanın yapıldığı bölgede yer alan dokuların içerisinden geçen lazer ışınları bu alanda bulunan kıl köklerini yakma sureti ile köreltir. Bu işlem kalıcı bir epilasyon sağlar. Bu işlem sonrasında güçlü olan kıllar yok olur ve bir daha uzamaz. Sadece zayıf ve son derece açık renkli olan tüyler kalır. Bu tüyler zaten kozmetik anlamda önemi olmayan tüylerdir. Zira lazer epilasyon faydası olarak değerlendirilebilecek hususlardan bir diğeri, güçlü kılların yok edilmesi suretiyle ağda, jilet ve cımbız ile istenmeyen tüylerden kurtulmak için ayrılan zamanın da kişiye kazandırılmasıdır.

Lazer Epilasyonu Herkes Yaptırabilir mi?

Bu yöntemi kişinin cilt durumunun uygun olması ve ciltte yara, egzama gibi çeşitli sorunların olmaması halinde, isteyen herkes yaptırabilir. Sadece kadınlar değil, erkekler için de istenmeyen tüylerden kurtulmanın en etkin yollarından biri olduğu bilinmelidir. Tüm dünyada lazer epilasyon sonucu olarak en başarılı netice, cilt rengi açık ve kıl yapısı ise koyu renkli olanlarda gözlemlenir. Artık farklı prensipler ve farklı dalga boylarında ışınlar üreten lazer cihazları üretiliyor. Bu cihazlar cilt rengi koyu olan kişilerde de uygulamanın gayet yüz güldüren bir sonuç sağlamasını beraberinde getirdi. Artık kişinin cilt rengine bakılmaksızın tüm kıl yapıları üzerinde etkili bir lazer epilasyon uygulaması gerçekleştirilebiliyor.

Lazer Epilasyon Vücudun Hangi Bölgelerine Yapılabilir?

Bu uygulama vücudun yalnızca göz çevresine uygulanamaz. Bunun dışında istenen her bölgeye güvenli bir şekilde lazer uygulaması yapılabiliyor. Kollar, bacaklar, yüz bölgesi (göz çevresi hariç), bikini bölgesi, koltuk altı ve sırt sıklıkla uygulamanın yapıldığı bölgelerdir.

DEVAMINI OKU

Fraksiyonel Lazer

Son derece yaygın bir tedavi alanına sahip olan ve ciltte iyileştirme kolonları üretilmesini sağlayan fraksiyonel lazer cilde derinlemesine nüfuz eden tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Ciltteki eski epidermal pigment hücrelerini yok etme özelliğine sahip olan tedavi yöntemi, her mikrotermal bölgeyi oldukça yoğun bir şekilde hedefler. Tedavinin en önemli özelliği ise problemli bölgeye derinlemesine nüfuz ederken etrafındaki dokuya hiçbir zarar vermiyor olmasıdır.

Çok sayıda deri problemi üzerinde etkin olabilen fraksiyonel lazer leke tedavisi amacıyla sıklıkla tercih ediliyor. Cilt kusurlarını giderebilen, daha sıkı ve daha sağlıklı bir cilt görünümü ortaya çıkmasını sağlayabilen tedavi metodu, vücudun doğal iyileşme sürecine yardımcı olur. Hatta fraksiyonel lazer çatlak tedavisi amacıyla da tercih edilebilir. Ciltte hızlı kilo alma, gebelik gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkan çatlak görünümünden kurtulmak, söz konusu tedavi yöntemiyle gayet kolay olabiliyor.

Fraksiyonel Lazer Acı Verir mi?

Uygulama yapıldıktan 1 – 2 saat sonrasında hafif güneş yanığı hissi meydana gelebilir. Hafif şişme ve kızarıklık meydana gelebilir. Kızarık cilt görünümü ve şişme 2 gün sonrasında kaybolmaya başlar. Birkaç gün boyunca hafif pembe bir görünüm olabilir. Yaklaşık bir hafta içerisinde uygulamaya bağlı olarak ortaya çıkan görünüm yok olur.

Anti – aging amacına yönelik olarak da tercih edilebilir. Yumuşamış olan dokuyu daha sıkı bir forma sokmak, cildi yenilemek ve yenilenmesine yardımcı olmak, göz kapaklarında ya da göz kenarlarında oluşan kırışık cilt görünümünü düzeltmek, derideki lekeleri ortadan kaldırmak tedavinin uygulanabildiği alanlar arasında bulunuyor. Ayrıca güneş ya da yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan inatçı cilt lekelerinden kurtulmak dahi mümkün olabiliyor.

Fraksiyonel Lazer Kullanım Alanları Neler?

  • Anti-aging
  • Kırışıklık
  • Geniş gözenekler
  • Sivilce izleri
  • Ameliyat izleri
  • Elastikiyet kaybı
  • Skar doku
DEVAMINI OKU

Cilt Lekelerinde Altın İğne

Leke; “Ultraviyole ışığa karşı hassaslaşmış cildin kendini ve cilt altı organları korumak için oluşturduğu SAVUNMA mekanizmasıdır”. Hangi sebeple olursa olsun UVA ve UVB ışınlarına karşı hassaslaşmış cilt ışığa maruz kaldığında, cilt rengini oluşturan Melanosit adı verilen hücreleri uyarır. Bu uyarılma sonrasında Melanositlerin cilt içine yayılmış ve kendisi ile bağlantılı uzantılarında Melanin adı verilen pigmentler üretilir. Melanin pigmentleri hassaslaşmış cilt noktalarında kümeleşir ve böylece ultraviyole ışığın cilt ve cilt altı organlara zarar vermeyeceği bir bariyer oluşturulur. Biz de bunları leke olarak görürüz.

Altın iğne tedavisi özellikle son 2 yıldır leke tedavisi amacıyla kullanılmaktadır. Deri yüzeyinde oluşmuş Melanin pigmentini ile beraber deri içinde Biriken Melanosit hücrelerini tahrip ederek yeni deri hücresi oluşumunu sağlamak amacıyla kullanılır. Böylece gittikçe artan Melanosit hücrelerini hasarlandırarak ileriye yönelik daha fazla leke oluşumunun önüne geçilmesi hedeflenir.

Yaz Güneşi ile Yıpranmış Cilt İçin Altın İğne

Secret Fraksiyonel Altın İğneli Radyofrekans; ucunda kişiye özel kullanılan 25 tane altın iğnenin bulunduğu ve bunlara radyofrekans enerjisi veren bir cihazdır. Leke problemi olan cilt bölgesine uygulandığında iğne darbeleri ve radyofrekans enerjisi sayesinde oluşan ısı etkisiyle melanosit hücrelerinin melanin pigmenti üreten uzantıları hasar görür. Böylece melanin pigmenti üretimi verilebilen hasar derecesinde durur. Aynı zamanda oluşan ısı etkisiyle işlem yapılan bölgede metabolik aktivasyonu artırmak ve hasarlı cilt kendini onarırken leke görüntüsünü veren kümelenmiş melanin pigmentlerinini dışarı atılması hedeflenir.
Altın İğne işlemi lokal anestezik bir kremle cilt uyuşturularak başlar. Tüm bir yüze işlemin uygulanması yaklaşık 45 dakika sürer. Eğer ihtiyaç duyulursa bu işlem bir ay sonra tekrarlanır.
Leke tedavisinden sonra tekrar oluşumların önlenmesinin önemi unutulmamalıdır. Bu amaçla bu tedavi sonrası kullanılan krem, leke oluşum mekanizmasında engelleyici olarak rol almaktadır. Leke tedavisi süresince sabah akşam kullanıldıktan sonra geceleri günde tek bir kez kullanılması önerilir.

DEVAMINI OKU